
Su altında veya suda doğum fikri, çok eskilere dayanır. Kuranı Kerimde, 19 sure olan Meryem Suresinin 24. Ayetinde, Hz. Meryem’in, Hz. İsa’yı su arkının içinde veya su şırıltıları eşliğinde bir dere kenarında doğurmaya sevk edildiğinden bahsedilir. Kutsal Kitabımızdaki bu ayrıntı, bugünün tıbbına yol göstererek, 1980 li yılların sonlarına doğru “sualtında” doğum metodunun ortaya çıkmasına öncülük etmiştir. Hikâyenin tamamı için bakınız: Meryem Suresi, 19/17-26.
Eski Mısır’da seçilmiş bazı bebekler su içinde doğurtulduğu da bilinmekte ise de bu konu, uzun asırlar boyunca bugünkü gibi savunulup gekştirilrnemiş ve genellik kazanmamıştır. Bilimsel kayıtlara geçen ilk su alfa doğum olayı, 1803 yılında Fransa’da yaşayan bir kadın, uzun süre doğum eyleminde kalmış ve doğum yapamamıştır. Kadın daha sonra biraz rahatlamak için sıcak su dolu bir küvete girer ve bu esnada doğumu gerçekleşir. İşte bu olay sonucunda, suda doğum yapan ilk kadm olarak tarihe geçmiştir.
Çeşitli hastalıklar ve kimyasal ilaçların yan etkilerine karşı geliştirilen “Alternatif Tıp” ile birlikte alternatif doğum yöntemleri de geliştirilmeye başlanmıştır. Bir bakıma buna bağlı olarak 1960 yıllarında ilk defa eski Sovyetler Birliğinde, IGOR CHARKOVSHY, bu konuda deneme çalışmalarına başlamış onu, 1978-1985 yıllan arasmda Fransa’da yaşayan Dr. Michel ODENT izlemiştir. Bu bilim adamlan sayesinde sualtında pek çok doğum gerçekleştirilmiştir.
Sualtında doğum uygulamalan, daha sonralan tekrar gündeme gelse de belirli ülkeler dışmda yaygınlık kazanmamıştır. Günümüzde ise istenilen düzeyde yaygın olmasa bile birçok Avrupa ülkesiyle birlikte eski Sovyet Cumhuriyetleri, İngiltere ve Fransa ile Amerika Birleşik Devletlerinde birtakım hastane ve doğum kliniklerinde uygulanmaktadır.
1994-1996 yıllan arasmda İngiltere’de gerçekleşen doğumların % 0,6′sı suda olmuş ve bu doğumların da %9′u evde ebe yardımı ile gerçekleşmiştir. Bu doğumlarda bebek ölüm oranı binde 1, 2 olup istatistiksel olarak normal doğumdan farklı değildir.

BU HABERLER DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR!